ANASAYFA » MEZUNLARIMIZ » MEZUNLAR » SAMET MEHMET CETIN
3/02/2020, 14:25

Samet Mehmet ÇETİN

  • Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Ben Samet Mehmet ÇETİN

1989 Yılında Merzifon’da doğdum Aslen  Malatya-Darendeliyim. İlk ve ortaöğretimi Merzifon’da tamamladım. 2008 yılında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliğini kazandım ve hem Konya ile hem  de Hicret Yurdu ile tanışma kazancını elde ettim.  İlk görev yerim olan Siiirtte Doğu görevimi tamamladım. Şuan da Ankara’nın Elmadağ ilçesinde görevime devam etmekteyim. Bir oğlum var ismi Musab, Bir de Kızım İsmi Hanne.

  • Başka bir bölüm okumak yerine neden Eğitim Fakültesi’ni tercih ettiniz?

Öğretmen olmak istemedim Asıl isteğim Fizik tedavi uzmanı olmaktı, yeterli puan alamayınca Taktiri İlahidir tüm tercilerimi hiç anlamadığım bir alan olan bilgisayar öğretmenliği yaptım. Mesleğimi çok seveceğimi hatta yeniden doğsam öğretmen olmak isterdim sözlerimi  hep söyleyeceğimi bilemezdim.

 

  • İlim Yayma Cemiyeti ile ne zaman tanıştınız? Kim veya kimler vesile oldu?

İlim yayma cemiyetini 2008 yılına kadar hiç tanımazdım. Duymamak benim ayıbım olsa da şuan her duyduğumda beni derinden etkileyen bu üç kelimeyi inanın hiç duymamıştım. Üniversiteye kayıt olmaya geldiğimde hicret yurdunun arka sokağında bir evde kalmıştım. Yurt çıkmadı bana ne yapmam gerekir dediğimde ev sahiplerine bizim burada bir yurt var yemekleri falan iyi diyorlar bir gidip konuşalım dediler. Bir gittik hicrete ne güzel bir gidişmiş…

  • İlim Yayma Cemiyeti, hayatınızda değişikliklere neden oldu mu?

İlim yayma cemiyeti bana vefa kazandırdı. İkinci üniversite diyorum ben bazı arkadaşlarım gibi. Her hafta sohbet olur. Her hafta konferans. Mehmet İNCİLİ ağabeyin muhabbetti, Ebubekir ÖZÜDOĞRU hocalarımız gibi hocaların samimiyeti olurda nasıl ikinci üniversite olmaz. Üniversitede bizi bu kadar etkileyen akademisyenler olmadı.  İkinci üniversite ve asıl üniversite bence…

  • İlim Yayma Cemiyeti’nde kaldığınız dönemde tanıştığınız arkadaşlarınızla görüştükleriniz var mı?

Özellikle eğitimci arkadaşlar ile görüşüyoruz. Yurdun dört bir yanında arkadaşım var beraber  o yıllarda kaldığımız. Birde hayatımın en güzel ve özel görevi olan hicret yurdu öğrenci temsilciliğim oldu. Bu sebeple daha çok kişi tanıyıp daha çok samimi olduklarım oldu. Her odaya girip her odada farklı bir hikaye dinlediğim oldu. Yurdun dört bir yanında dört yılın güzelliği olan dostlar oldu. Elazığ depreminin yaşandığı şu günlerde, temsilciyken Van depremine öğrenci arkadaşlarla para toplayıp battaniye gönderdiğimiz ve bunu ne kadar samimi yaptığımız yıllar sonra bana anlatıldı.

---Abi odaya geldin ve Vandaki kardeşlerimize battaniye yollayacağız yardım yapmak ister misiniz diye sordun sonra poşeti uzattın ve kafanı çevirdin yani kaç para attığımızı görmedin dedi mezun bir arkadaş. Yaptığım ve unuttuğum hareket bir arkadaşımın gönlüne o kadar dokunmuştu ki yıllar sonra bana anlattı. Bunun gibi nice gerçek dokunuşlar oldu bizlere. İşte ilim yayma cemiyeti samimi arkadaşlıklar demek bence…

 

  • İlim Yaymalı olmanın bir farklılığı var mı?

İlim yaymalı olmanın farklılığı elbette var. Kim Mehmet İNCİLİ ağabeyi dinlerde farklı olmaz ki. İlim yaymanın kuruluşundan, Tasavvufdan, Mehmet Zahit Kotku hazretlerinden, Necmettin Erbakan Hocadan, Necip Fazıl Kısakürekten bire bir bahsedilir de farklılık olmaz mı.  İlim yaymalı olmak Yurtta programlara katılan ve tavsiyeleri dinleyen biri için hayat boyunca farklı ve iyi olmaktır.

Ayrıca Oğlum Musaba ismini Hicret Yurdunda  Musab bin Umeyr i tanıdıktan sonra  verdim. 

  • Kitap okur musunuz? Okumak sizin için ne ifade eder?

Kitap okumazdım üniversiteye gelene kadar. Oda arkadaşım Eymen ÇETİN sayesinde kitap okumaya başladım ne kadar okuduklarım romanlar olsa da bana okuma alışkanlığı kazandırdı. Rampalıdan çokça kitap alır ve bitirmeye çalışırdım. Kitap okudukça konuşmam , yazmam ve iyi yönde gelişmelerim oldu ve daha çok okudum. Yurt müdürümüz Ebubekir Özüdoğru hocamdan kitap tavsiyeleri alırdık. O kadar okumuşuz ki timaş yayınlarına 2 yıl boyunca kitap değerlendirmesi yaptım. Yani hiç okumayandan okuyan insana yani olması  gerekene geldik. Allah okuduklarımla amel ettirsin.

  • Arkadaş seçiminde neye dikkat edersiniz? Arkadaş ne demektir?

Arkadaş sen demektir. Arkadaşın kimse sen de osun bence . Güzel arkadaş güzele götürür. Peygamber efendimiz Hz. Ebubekir ile iyi bir arkadaştı.  Yüzme yarışı yaparlar bazen peygamber efendimiz bazen de Hz. Ebubekir yarışı kazanırdı. Hicrette yol arkadaşıydı. Yol arkadaşı seçmek lazım. O dediyse doğrudur diyecek, Hadi gidiyoruz diyince nereye diye sormayacak ve senden emin olacak bir arkadaş. Şimdi çalıştığımız kurumlarda arkadaş bulmakta zorlanıyoruz ve Arkadaşlarımızın kıymetini daha iyi anlıyoruz.

  • Cemiyetimizin yurt ve evlerinde kalan arkadaşlarımıza bir tavsiyeniz var mı?

Faliyetlere mutlaka katılsınlar. Bu yılları arayacaksınız ilerde sözünü sakın yabana atmasınlar. Yurdun yaptığı gezi, sosyal aktivite, turnuvaya katılsınlar. Hatta bunları düzenleyen olsunlar. Ben hayatımda başarılı isem yurtta faaliyetleri düzenlediğim içindir. O yıllarda hangi faaliyet olsa koşar giderdim. Şimdi yaptığım iş ya da bir organize bana çok kolay geliyor. Yurtta bunları düzenledik diyorum. Sinema geceleri olacaksa bunun bir afişi olacak, seçimi olacak, arkadaşlar beğenmeyecek bunun etkisi olacak, maçlar izlenecek hem küfür edilmeyecek. Bunları yapınca yani düzenleyince hayat çok kolay oluyor kendi adıma.  Yıl sonu kamplarını asla kaçırmasınlar. Her konuşmacıdan istifade etsinler.  Sabah namazlarında hala ezan okunup ezgi çalıyor mu bilmiyorum ama o sabah vaktinde uyanın gençler hatta bir gün de siz kendiniz karar verip arkadaşlarınızı güzelce kaldırın ama güzelce. Beni hatırlayanlardan bazıları haydi kardeşlerim sabah namazıııı , kardeşlerim sabah namazıııı diye hatırlıyor. Bense bu mükemmel seslenişin artık olamayacağı üzüntüsüyle yaşıyorum. Namaza uyanın hatta kendi ilahinizle uyandırın…

Elimde olsa üniversite yıllarımda daha çok kitap okur ve manevi  büyükleri ziyaret ettirilmesini hocalarımdan isterdim. Ne kazanacaksanız arkadaşlar bu yıllarda. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Hayata atıldığınızda her şeyiniz olacak Allah izin verirse. Eş Araba, Ev, Çocuk ama bu yurtlardaki samimiyeti bulamayacaksınız ve yılları geri getiremeyeceksiniz.

Selam ve dua ile. Hicret Yurdundan 2008 – 2012 Yıllarından Samet Mehmet ÇETİN.